Değerli Arkadaşlarım, Sevgili Öğrenciler, Kıymetli Veliler!
Bugün Cumhuriyet Bayramının 86. yıl dönümünü büyük bir heyecan ve mutluluk içinde kutlayacağız. Çünkü bugün bize hükmeden, bizi tutsak etmeye çalışan emperyalizme bütün dünyanın gözü önünde meydan okuduğumuz günün yıl dönümüdür. “Tarih boyunca hür doğmuş, hür yaşamış, iyiye yardım elini uzatmış, kötüye baş kaldırmış olan Türk ulusu engin bir sevinç içinde kutlayacak bayramını. Türkülerin en güzeli, şiirlerin en duygulusu okunacak. Bu bayram hepinize kutlu olsun.
Sevgili Öğrenciler!
Türkiye Cumhuriyeti, eşsiz kahraman Atatürk’ün Türk ulusu ile gerçekleştirdiği en seçkin bir eseridir. Bugünleri anlamak için geçmişi anmak gerekir.
1914 yılında başlayan 1. Dünya Savaşı’na beraber katıldığımız devletlerin yenilgiyi kabul etmesi sonucunda Osmanlı ülkesi baştanbaşa işgal edildi. İşgal eden emperyalist güçler çocuk kadın yaşlı demeden kan akıttılar, işkence yaptılar, öldürdüler. Anadolu işgal altında, Sakarya’ya kadar geldiler.
“Anadolu da taşıyla toprağıyla kan ağlıyor. Anadolu insanında bir sessizlik, bir durgunluk var. Herkes kurtuluşa giden yolu kendi kafasıyla bulmaya çalışıyor. Elde hiçbir şey yok. Ne top, ne tüfek ne de derli toplu bir kuvvet. Anadolu insanı her şeyini yitirmiş. Yara derin, şartlar ağır. Yapılacak hiçbir şey yok gibi. Anadolu insanı çaresizlik içinde, ama umudunu yitirmemiş. Onlar için bir silkinme ve bir parola yeterli. Bu da “Ya istiklâl, ya ölüm.”
“Bir heyecan kaplıyor Anadolu’yu, küreklerden, kazmalardan silahını yapıyor güzel yurdumun insanı. Bir mücadele, ölüm kalım mücadelesi başlıyor. Herkes sarı saçlı, mavi gözlü bir kumandanın peşinde. Dişiyle, tırnağıyla, canıyla, kanıyla bu mücadeleye katılıyor. İnsanlar bir kalp olmuş sanki. Her yerde aynı inanç, herkeste aynı duygu; “Kurtulacağız...”
Kurtuluş savaşıyla Türk ulusu bir destan daha yazıyor. Düşmanlar yurttan temizleniyor.
Mehmet Akif Ersoy, bağımsızlığımızı hiç kimsenin hiçbir gücün elimizden alamayacağını Kurtuluş Savaşı yıllarında ne güzel dile getirir.
“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım,
Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım,
Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım.”
Bizi tutsak etmek isteyen güçler Akif’in de belirttiği gibi tarihte hiçbir zaman başarılı olamamışlardır. Çünkü Anadolu “elleri nasırlaşmış, çehresi tunçlaşmış, vatan vatan diye erkeğinin yanında kundaktaki çocuğu ile cepheden cepheye koşan anaların yurdudur.
Çünkü Anadolu özgürlük için kanlarını düşünmeden dökenlerin, canlarını hiçe sayanların düşmanın topuna, güllesine yumruğu ile karşı koyan, hürriyet türküleri söyleyen ozanların, yağız yiğitlerin, efelerin, dadaşları, seymenlerin, Nene Hatunların yurdudur.
Çünkü Anadolu, kıtalardan kıtalara at koşturan “Bir Türk gibi kuvvetli “ sözünü Viyana kapılarına yazdıran Kanuni’lerin, Yavuz’ların ve Mustafa Kemal’lerin yurdudur.
Çünkü Anadolu emzikte süt yerine hürriyet ilacını kana kana içen çocukların yurdudur.
Sevgili öğrenciler, ulusumuzun geleceğinin sizlerin elinde olacağını bilen Atatürk “Gençler, cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak sizlersiniz” demişti. Öyleyse sizler Atatürk gibi yüce bir varlığın önderliğinde yetişen ve bugünlere kavuşan mutlu bir ulusun çocuğusunuz. Işığınızı, inancınızı, gücünüzü Atatürk’ten ve damarlarınızdaki soylu kandan almaktasınız.
“Bin dokuz yüz yirmi üç, yirmi dokuz Ekim’de
İlan ettik dünyaya şanlı Cumhuriyeti:
Daima hür ve büyük, şan ve şeref içinde
Var olsun Türk vatanı, yaşasın Türk milleti.
Yaşasın Cumhuriyet…
Yaşasın bugünlerin kurucusu Kemal Paşa, şanlı Atatürk, ölümsüz insan…
Bu en büyük bayram hepinize kutlu olsun. Saygılarımla…

MEHMET ÖZCAN
OKUL MÜDÜRÜ